Show Less
Restricted access

Perspectives in Communication Studies

Festschrift in Honor of Prof. Dr. Ayseli Usluata

Edited By Ayşe Binay Kurultay and Burcu Sabuncuoğlu Peksevgen

This book brings together friends and colleagues of Prof. Dr. Ayseli Usluata who cherish her as a person as well as an academic. As we have all experienced, Prof. Usluata’s major passion is advancing academia as an interdisciplinary collaboration. Thus, this book’s aim is to bring together current original works in communication studies and business communication fields. This volume is intended to provide an intellectual, multi-faceted and balanced collection of writings from various academic fields with a communication focus. Academic articles in this book range from branding cases to advertising studies and to media education.

Show Summary Details
Restricted access

Bedri Selimhocaoğlu - Ayseli Usluata ile Boğaziçi de, Yeditepe de Mutluluk, Yaşama Sevinci Dolu…

Extract

| 27 →

Bedri Selimhocaoğlu

Ayseli Usluata ile Boğaziçi de, Yeditepe de Mutluluk, Yaşama Sevinci Dolu…

1980’li yıllarda ıhlamur kokuları ile güzelleşen bir yoldan, 1900 yılında yapılmış taş bir anıt yapıya öğle yemeği için gittim. Pencereden Anadolu Hisarı, Aşıklar ya da Sevda Tepesi görülüyordu. Biraz sola dönerseniz Rumelihisarı’nı fark ediyordunuz. Güneş sıcaklığını hissettiriyordu. Aydınlık bir bahar günü… Erguvanlar, mor salkımlar coşmuştu. Boğaziçi Üniversitesi’nin Güney Kampüsü tarihi, bugüne taşıyordu. Gülümsemesine kattığı şarkı gibi sesiyle Ayseli Usluata Hocamız, “Masaya oturabilir miyim?” diyerek, selam verdi. O gün o yemek, 2016’ya erişecek bir dostluğun başlangıcı imiş. O yemek ve sohbetten aklımda kalan; “çok zarif, güzel konuşan, bilimselliği gündelik hayata katan, iyi kalpli, güzel bir yüz” idi. Asaleti bir ifade olarak yaşayan, yaşatan ruh güzelliği hissedilen bir hocamızla tanışmıştım.

Ayseli Usluata, eğitimin önce, mutluluk veren bir ortam olmasını istiyordu. Düz, kuru bir konuşma yerine, derslerinde, öğrencilere öğrenme sevinçleri yaşatabiliriz diyordu. Sesimizin, duygularımızı, saygımızı, sevgimizi hissettirmesini istiyordu. Sınıfların, amfilerin bilimsel çabalarımızın; insanı değiştiren, geliştiren, hayata katan, insanlara yaklaştıran bir iletişim...

You are not authenticated to view the full text of this chapter or article.

This site requires a subscription or purchase to access the full text of books or journals.

Do you have any questions? Contact us.

Or login to access all content.