Show Less
Restricted access

Wörterbuch der somatischen Redewendungen

Deutsch–Türkisch

İmran Karabağ

Im alltäglichen Sprachgebrauch werden Somatismen, d.h. Phraseologismen, die ein Körperteil als Komponente beinhalten, besonders in der gesprochenen Sprache verwendet. Die Übersetzbarkeit dieser formelhaften Konstituenten ist aufgrund ihrer komplexen lexikalischen und semantischen Zusammensetzung sowie der soziokulturellen Unterschiede bisweilen problematisch. Übersetzer und Sprachlehrer sehen sich immer wieder vor die Herausforderung gestellt, in der Zielsprache nach einer möglichen Äquivalenz suchen zu müssen.

Das vorliegende Wörterbuch, in dem die deutschen somatischen Redewendungen mit ihren synonymen türkischen Entsprechungen in Gruppen gegliedert sind, kann als Hilfsmittel bei der übersetzerischen Tätigkeit verwendet werden und eignet sich für den Fremdsprachenunterricht.

Show Summary Details
Restricted access

Sözlüğün Düzenlenişi

Extract



– Sözlükte Almanca somatik deyimler, içinde yer alan organ adlarına göre gruplandırılarak verildi ve her bir gruptaki deyimler alfabetik sırayala kalın (bold) olarak dizildi.

– Almanca deyimlerden hemen sonra köşeli parantez içinde deyimler Türkçeye aktarıldı. Deyimler Türkçeye aktarılırken kelimesi kelimesine çeviri yapılmış ve bazı durumlarda da söz dizimine dikkat edilmemiştir: jmdn. zur Ader lassen [birini damara bırakmak]; mit der Faust auf den Tisch hauen / schlagen [yumruğunu masaya vurmak]

– Almanca deyimlerin köşeli parantez içindeki Türkçeye aktarılmasından sonra = (eşittir) işaretinin yanında Türkçedeki deyim karşılıkları yani eş değerleri yer aldı. Türkçedeki eş değer deyimler, sözlük metninde kolay ayırt edilebilmeleri için yatık (italik) ve kalın olarak dizildi: die Hand nicht vor den Augen sehen können [gözünün önündeki eli görememek]= göz gözü görmemek

– Türkçedeki eş değer deyimler bölümünde anlamı ifade eden deyimler kullanım sıkılıkları da göz önüne alınmak suretiyle noktalı virgüllerle ayrılarak sıralandılar: jmdm. hängt die Zunge zum Hals[e] heraus [dili boğazına asılmak]= dili bir karış dışarı çıkmak; susuzluktan ağzı kurumak; dili damağına yapışmak; ağzında...

You are not authenticated to view the full text of this chapter or article.

This site requires a subscription or purchase to access the full text of books or journals.

Do you have any questions? Contact us.

Or login to access all content.